Kişisel Gelişim Sitesi

Kendini İzlemek

Kendini İzlemek

 

Kendini İzlemek

İnsanlar sürekli olarak başkalarını izlerler. Sahip oldukları duyular hep dışarıya dönüktür. Gözleri kulakları ve tüm algılayıcıları dışarıya dönük olan insan hep kendini değil dışarıdaki hayatı izler. Bütün yargılamaları dışarıya dönüktür. Adeta tüm dünya ve evren ona kendi projeksiyonuna hizmet etmesi gereken bir oluşum gibi görünür. İnsanları hayvanları bitkileri ve cansız tüm varlıkları izleyen insan olup biten her şeyi kendince yargılar ve yorumlar.

Yargılamadığı ve yorumlamadığı tek şey kendisidir. İnsanın dış dünyadan bir anlığına soyutlanarak kendini izlemesi içsel dönüşüm sağlayacak bir davranıştır. Tüm dünyadan önce insanın kendini bilmesi bilmesi gereken ilk şeydir. Bir şeyi bilmek için tüm dikkati ona vermek gerekir. İnsanın kendini bilmesi için de tüm dikkatini kendisine vermesi gereklidir.

“Şu kişi böyle olmalı, bu kişi şöyle olmalı!” demeden önce “Acaba ben nasıl olmalıyım?” diye sormak ve kendi kendini yargılamak gerekiyor.

Kişisel gelişim konusunda daha da ileriye giderek kişisel olgunluk zirvesine ulaşmanın yolu budur.

Kendini İzlemek Kolay Değildir

İnsan egosu insanın kendisini yargılamasına izin vermez. Tahlil ve tetkik için incelemeye fırsat sunmaz. İnsanın kendini tahlil etmesi ve izlemesi için; zihnin alanını terk etmesi ve izlemesi gerekir. Zihnin alanının dışına çıkmak için çok çeşitli yöntemlerin başında “nefes izleme meditasyonu” gelmektedir. Kişi sadece nefes alış verişine yoğunlaşarak zihni iptal edebilir. Çünkü nefes izleme çalışması kişiyi anda tutar. Zihnin yaşamadığı tek zaman dilimi ise “an”dır.

Kişi nefes izlemeye koyulunca anda kalır. Böylece zihin geçmiş ve gelecek hakkındaki verilerini dikte edemez. Görüntüler, imajlar, seslerle çalışan zihin ve ona hükmeden ego; şimdiki ana odaklandığınızda üzerinizdeki hakimiyetini geçici olarak kaybeder. İşte tam da bu özel anlarda zihniniz kapatılmış bir bilgisayar gibi sessiz olmaya başlar. Bu noktada kişinin muhakeme yapması ve kendini yargılaması kolaylaşır . Çünkü zihnin ve egonun boyunduruğundan anda kaldığı sürece kurtulmuş olur.

Anda kalmaya çalıştıkça zihin size yeni ve ilgi çekici anılar getirmeye başlar. Odağınızı kaydırmak ister. Bu verilere kulak asmadığınızda ise daha şiddetli olarak sizi andan çıkarmaya uğraşır. Eğer anda kalmakta diretirseniz ve sürekli ana kilitlenirseniz zihin artık yavaş yavaş size hükmetme gücünü kaybeder.

 

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Warning: Invalid argument supplied for foreach() in /home/content/n3pnexwpnas01_data01/54/3652954/html/wp-content/themes/poyraz/parts/singleslider.php on line 17
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

*