Kişisel Gelişim Sitesi

Kabiliyet ve Karakterlerin Sınıflandırılması

Kabiliyet ve Karakterlerin Sınıflandırılması

Ruhlar, fıtratlar ve tefekkür tarzları kişiden kişiye farklılıklar arzeder. Eğitim ve öğretimde bu farklar göz önünde tutulmadığı takdirde istenen verimlilik elde edilemez.

Bunun yanı sıra, kendi mizaç, karakter ve düşünme tarzına uymayan öğrencilerin, kabiliyet ve başarısını takdir edemeyerek onlara hak ettikleri notu vermeyen öğretmenler ise büyük bir hata işlemektedirler.

Zira her bir fert, kendi fıtratı dahilinde ele alınıp keşfedilmeye çalışılmalı ve kendini aşma eğilimi gösterdikçe de teşvik edilmelidir. Bu sayede kişiler, kabiliyetleri istikametinde eğitilmiş olacak ve boşa enerji kaybedilmeyecektir.

Yale Üniversitesi’nde Psikoloji ve Eğitim Profesörü olan Robert J. Sternberg’e göre insanlar, düşünme açısından beş farklı şekilde gruplandırılabilirler. Bu grupları şu şekilde sıralayabiliriz:

1. DÜŞÜNME STİLLERİNE GÖRE İNSAN TİPLERİ

a) Mucit tipler: Her şeyi kendi tarzına göre yapmayı, icat ve dizayn etmeyi sever, belli bir yapıya pek bağlı kalmazlar; bu tiptekiler ilmî projeler üretmekten, şiir veya hikâye yazmaktan, beste yapmaktan, orijinal sanat eserleri vermekten hoşlanırlar.

b) Kaideci tipler: Talimatlara uymayı sever, kendisine söylenilenleri yaparlar. Problem çözmekten, belli konularda yazı hazırlamaktan, modeller yardımıyla sanat eseri vermekten hoşlanırlar.

c) Yargılayıcı tipler: İnsanları ve nesneleri değerlendirmeyi ve onlar hakkında hüküm vermeyi severler. Başkalarının eserlerini tenkit etmekten, eleştirel makaleler yazmaktan, tepki ve tekliflerde bulunmaktan hoşlanırlar.

2. DÜŞÜNME ŞEKİLLERİNE GÖRE İNSAN TİPLERİ

a) Monarşik tipler: Bütün enerji ve kaynaklarını sarf ederek bir anda bir şeyi yapmayı sever; sanat, bilim, tarih, ticaret vs. sahalarda tek bir projede fani olmaktan hoşlanırlar.

b) Hiyerarşik tipler: Bir anda birçok iş yapmayı sever; her biri için zaman ve enerji harcarken, öncelikleri kendileri tespit ederler. Bunlar daha önemli araştırmalara vakit ve enerji ayırmak için ev ödevlerini olabildiğince kısa sürede bitirirler.

c) Oligarşik tipler: Bir anda bir çok iş yapmayı sever, ancak öncelikleri belirlemede güçlük çekerler. Okuduğunu anlama alıştırmalarına yeteri kadar vakit ayırırlar. Bu yüzden standart sözel testleri bitirmeye zamanları kalmayabilir.

d) Anarşik tipler: Problemleri rastgele bir yaklaşımla ele almayı sever; sistemlerden, yönlendirmelerden ve sınırlamalardan hoşlanmazlar. “Şuur akımı” formunda makale yazarlar. Karşılıklı konuşmalarda konudan konuya atlar, başladığı işleri bitirmezler.

3. DÜŞÜNME SEVİYELERİNE GÖRE İNSAN TİPLERİ

a) Global (bütüncül) düşünen tipler: Büyük resimler, genellemeler ve soyutlamalarla uğraşmayı severler. Eser ve olayların global mesaj ve anlamları üzerine makaleler yazarlar.

b) Kısmî düşünen tipler: Detaylarla, hususi ve somut örneklerle uğraşmayı severler. Eser ve olayların detaylarını tasvir eden ve bunların insan ve tabiatla olan münasebetlerini anlatan makaleler yazarlar.

4. DÜŞÜNMENİN FAALİYET SAHASINA GÖRE İNSAN TİPLERİ

a) Dahilî tipler: Yalnız çalışmayı sever, içe doğru odaklaşırlar. Fen bilimleri veya sosyal bilimlerde ferdî projeler yapmayı tercih ederler.

b) Haricî tipler: Başkalarıyla çalışmayı sever, dışa doğru odaklaşırlar ve karşılıklı bağımlılıktan yanadırlar. Birlikte projeler yapmayı tercih ederler.

5. DÜŞÜNME EĞİLİMLERİNE GÖRE İNSAN TİPLERİ

a) Liberal tipler: İşleri yeni yollarla yapmayı sever, âdetlere karşı çıkarlar. Tavsiye edilmese bile yeni bir âletin nasıl çalıştığını anlamaya çalışır, açık sınıf ortamlarını tercih ederler.

b) Muhafazakâr tipler: İşlerini, denenmiş ve doğru yollarla yapmayı sever, geleneklere bağlı kalırlar. Yeni bir âleti, alışılagelmiş şekilde kullanmayı tercih eder, geleneksel sınıf ortamlarından hoşlanırlar.

Öğrencilerinin düşünme stillerini keşfeden bir öğretmen, onlara fıtratlarına uygun ödevler verebilir. Meselâ Kaideci stil sahibi öğrencilere “Kim demiş?”, “Özetle”, “Kim yapmış”, “Ne zaman”, “Ne yapılmış”, “Nasıl yapılmış”, “Tekrarla”, “Tarif et” gibi;

Yargılayıcı stil sahibi öğrencilere “Karşılaştır”, “Analiz et”, “Değerlendir”, “Sence…”, “Niçin?”, “Hangi sebeple?”, “Hangi maksatla?”, “Kritik et.” gibi;

Mucit stil sahibi öğrencilere de “Oluştur”, “İcat et”, “Sen olsaydın…”, “Hayal et”, “Dizayn et”, “Ne yapardın?”, “Farzet ki…”, “İdeal olarak ne yapılabilir?” gibi sorular sorabilir ve talimatlar verebilir. Böylelikle her bir öğrenci, kerhen değil şevkle çalışabilir. Ancak bu arada, bu stillerin tek bir kişide karışık olarak, ama farklı nisbetlerde bulunabileceği de unutulmamalıdır.

Öğrenciler keşfedilip değerlendirilmeyi bekliyorlar. Öğrenmeye hazırlar. Yeter ki, bizler zihin ve kalp kâşifliğine hazır olalım.

Batı üniversitelerinde, insanın eğitimi üzerine yapılan çalışmalarda dikkati çeken husus; insan kabiliyetlerinin çok değişik açılardan farklı kriterler esas alınarak tanımlanıp analiz edilmesidir. Bu yazıda düşünme melekesi farklı açılardan sınıflandırılmış ve insanlar farklı gruplara ayrılmıştır. Burada anlatılan hususlar; insanın mevcut potansiyelinin kısmî bir analizi olup; nihai kesin doğrular olarak ele alınmamalı; insanın kabiliyetlerini kısmen, tanımlayan ve sınıflayan bir deneme çalışması olarak görülmelidir.

Buna benzer çalışmaların ülkemizde yapılabilmesi ve anlam kazanabilmesi için; öncelikle; farklı ve üstün kabiliyetli çocukların keşfini mümkün kılan, tarama testlerinin hazırlanıp; altı yaşlarından itibaren tüm toplumun istifadesine sunulmalıdır. Ardından; ortaya çıkarılan öğrencilere, kişilik analiz testleri uygulanarak, onların;kabiliyet ve meslekî eğilimleri tesbit edilmelidir.

Üçüncü kademede; bu öğrencilere uygun eğitim ve öğretim yaptırabilecek, öğretmenlerin yetiştirilmesi gerekmektedir.

Dördüncü basamakta; bu tür farklı düşünme stilleri olan öğrencilere uygun müfredatlar hazırlanıp geliştirilmelidir.

Son olarak da; öğrencilerin bu kabiliyetlerini ve farklı düşünme ve öğrenme biçimlerini geliştirecek bir sosyokültürel iklimin veya seranın inşa edilmesi şarttır.

Ülkemizde; bu tür istisnai kabiliyetlere sahip çocukların keşfi ve eğitimi üzerine çalışmak isteyen kurum ve eğitimciler bu hususların farkında olmalıdırlar. Aksi takdirde; bu tür çocukların eğitim çalışmaları fayda değil zarar getirir.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Warning: Invalid argument supplied for foreach() in /home/content/n3pnexwpnas01_data01/54/3652954/html/wp-content/themes/poyraz/parts/singleslider.php on line 17
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

*